Pancarın ‘tatlı' yolculuğu başladı
Türkiye’nin şeker ihtiyacının önemli bir bölümünün karşılandığı Çorum’da pancarın tarladan sofraya zahmetli yolculuğu başladı. 
Genellikle modern tarım tekniklerinin kullanıldığı bölgede bazı çiftçiler hala geleneksel yöntemleri tercih ediyor. Tarladan fabrikaya getirilen pancarlar, çeşitli işlemlerden geçirilip yaklaşık 1,5 günlük çalışmayla şekere dönüştürülüyor. Hasat edildikten sonra traktör veya kamyonlarla fabrikaya getirilen pancarlar, kantara boşaltıldıktan sonra polar ölçümü yapılarak bant sistemi ile yıkanacağı bölüme taşınıyor. Pancarlar burada su içinde yıkama kanallarına gönderiliyor. Kanalda otlardan ve taşlardan arındırılan pancarlar, yine bant sistemi ile işleme alanına getiriliyor. Burada cips haline dönüştürülen pancarlardan şerbet elde ediliyor. Şerbet buhar kazanlarından geçirilerek koyulaştırıldıktan sonra pişirme kazanlarında lapa haline getiriliyor. Lapalar soğutucularda soğutulup kristalleşmesi sağlanıyor. Yaş halde elde edilen şeker elenip kurutuluyor. İşlemlerin tamamlanmasının ardından ortaya çıkan şeker torbalanıp, stoklanıyor.
Çorum Şeker Fabrikasının ekonomiye katkısı 400 milyon lira
Çorum’un en büyük kamu yatırımı olan şeker fabrikasında kristal şekerin yanı sıra yan ürün olarak melas ve yaş pancar posası üretimi yapılıyor. Fabrikaya bağlı merkez, Alaca, İskilip, Osmancık, Sungurlu ve Yerköy olmak üzere 6 bölge şefliği bulunurken, 147 köyde 3 bin 40 çiftçi tarafından 97 bin 950 dekarlık alanda pancar ekimi yapıldı. Bu alandan elde edilecek ürün miktarı 525 bin ton olup, fabrikanın Bor, Kırşehir ve Çarşamba Şeker Fabrikalarından alacağı 220 bin ton pancar ile işleyeceği pancar miktarının 710 bin ton olacağı belirtildi. Şeker fabrikasında işlenen pancardan yaklaşık 97 bin ton kristal şeker, 31 bin ton melas, 180 bin ton yaş pancar posası üretimi beklenirken, işletmenin bu yıl yapacağı üretim faaliyetlerinden bölgeye sağlanacak parasal değer 400 milyon lira.
Pancarın tarladan şekere uzanan yolculuğu hakkında bilgi veren Şeker İş Sendikası Başkanı Sefer Kahraman, pancarın münavebeli ekilen bir bitki olduğunu belirterek, “Pancarın ne kadar ekileceğini, hangi bölgelere ekim yapılacağını, kotasını, tohum ekildikten sonraki süreçte sulamasından gübrelemesine yetişip sökülmesi anına kadarki süreci fabrikamızdaki ekim söküm çavuşları vasıtasıyla kontrol ederek çiftçilerin iyi bir verim alması sağlanır. Daha sonra modern tarım teknikleriyle çiftçilerimiz bu pancarları söküyorlar. Söküldükten sonra pancarları fabrikamıza getirerek teslim ediyorlar” dedi.
Çiftçilerin pancarların şeker oranı ve fire tespiti konusunda kendilerine sürekli sorular yönelttiğini dile getiren Kahraman, “Çiftçilerimiz müsterih olsun. Hiçbir çiftçimizin hakkı yenmez. Otomatik olarak el değmeden polar ölçümleri yapılıyor. Otomatik olarak da fire tespiti yapılıyor. Bazen çiftçilerimiz aynı tarladan getirdiğimiz pancarlarda farklı farklı şeker oranı çıkıyor diyorlar. Bu durum gübrelemeden topraktaki su birikintisine ve çiftçilerin yaptığı bakıma kadar değişebilir. Bir de pancarların otomatik makinelerde numunesi alınıyor. Bu alım sırasında tamamen el değmiyor. Çorum Şeker Fabrikası olarak çiftçilerimizin tarladan buraya getirdikleri göz nuru olan pancarlarını hakları ve hukuklarını koruyarak ambarlarımıza şeker olarak teminini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Nişasta bazlı şekerler hakkında da açıklamada bulunan Kahraman, “Nişasta bazlı şekerlerin kotasının artması pancar çiftçisinin tarlasındaki ekim alanlarının daha az olması demektir. Avrupa Birliği ülkelerinde Hollanda tamamen sıfırladı, Fransa sıfırladı. Almanya yüzde 2 ila 3 seviyesi arasında. Ülkemizde şuanda yüzde 15 ama gayriresmi olarak yüzde 30’lara kadar çıktı. Bu da ne demektir; ülkemizdeki çıkan, üretilen şeker miktarının yüzdesine göre bunu değerlendiriyoruz. 2 milyon ton şeker elde ediyorsak, bunun yüzde 2’si ne kadar yaparsa o kadar nişasta bazlı şeker üretilmesi lazım. 1998 yılından bugüne kadar sürekli artırılıyor. Bu da ülkemizin, çiftçimizin pancar ekim alanlarının azalmasına neden oluyor. Bir diğer yönü de sağlık. Nişasta bazlı şekerlerdeki fruktoz olayı doğal olmadığı için bilim adamlarından öğrendiğimiz, eğitim programlarında gördüğümüz konu obezite ve değişik rahatsızlıklara sebebiyet verdiği söyleniyor. Halkımızdan doğal ürünlerden yana olmalarını istiyoruz. Elmayı kaynatırsak reçel olur. Pancarı kaynatırsak pekmez olur. Mısırı kaynatırsak hiçbir şey olmaz. Ülkemizde mısırdan nişasta bazlı şeker üretiliyor. Bunu da halkımızın kendi değerlendirmesi gerekir. Fruktoz dediğimiz NBŞ’lerden uzak durmaları gerekir" diye konuştu.
“Kadro sorunumuz çözülmeli, bacalarımızın tütmesini istiyoruz”
Çorum Şeker Fabrikası ve fabrika çalışanlarının kadro sorunu hakkında da bilgi veren Kahraman, şunları kaydetti:
“Bu sezon Çorum Şeker Fabrikasında 710 bin ton pancar işlenecek fabrikamızda. Bundan 90 bin ton kristal şeker üretimi, 180 bin ton küspe, 30 bin ton civarında melas elde edeceğiz. Çorum Şeker Fabrikasının istihdamla birlikte bölgeye sağladığı katma değer 400 milyon lira. Fabrika Çorum'un tek sanayi kuruluşu. Bölgedeki tüm esnafa katkısı olan bir kuruluş. Çorum Şeker Fabrikasının sanayideki en büyük sorunu yetersiz eleman sayısı. 15 yıl önce 600 işçimiz vardı, bugün fabrikanın 300 işçisi var. Bunun 110 tanesi geçici işçi. Bu çalışanların kadro sorunu var. Kadro sorunları halledilerek şeker sanayisine yeniden eleman alınması en büyük beklentimiz. Taşeron işçi gündeme geliyor, çözülsün, ülkenin kanayan yarası. Bizim de personel sorunu çözülmeli, arkasından yeni eleman alınmalı. Fabrikamızın bacaları tütmeli. Ülkemize katma değer ve istihdam sağlamaya devam etmeli.”(İHA)



Ajans Çorum
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

“El birliği ile Çorum’umuzu güzelleştirmeye...
19 Ekim Muhtarlar günü nedeniyle Çorum merkez mahalle muhtarları Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’yü...

Haberi Oku